İzmir Türk TV’de yayınlanan Her Şeyi Konuşalım programına konuk olan Destination İzmir Başkanı ve ETİK Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, Çeşme’den Kemeraltı’na uzanan geniş bir hatta turizm, rant, rezidanslaşma ve plansızlık eleştirileriyle dikkat çekti.
Her Şeyi Konuşalım programında Yunus Karakaya’nın sorularını yanıtlayan Bülent Tercan, İzmir turizminin yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlarını çarpıcı ifadelerle gündeme taşıdı. Programda özellikle Çeşme, Alaçatı ve kent merkezindeki büyük ölçekli projeler üzerinden sert eleştiriler dile getirildi.
Tercan, dünyanın en önemli rüzgâr sörfü merkezlerinden biri olan Alaçatı Port bölgesinin turizmde doğru kullanılmadığını belirterek, sörf sporunun turizm sezonunu 12 aya yayabilecek bir potansiyel taşımasına rağmen bu fırsatın heba edildiğini söyledi. Bölgenin otel yerine villa ve rezidanslarla doldurulduğunu vurgulayan Tercan, bunun Çeşme’nin en büyük çıkmazı olduğunu ifade etti.
Çeşme Belediyesi Meclisi’nde yaşanan tartışmalara da değinen Tercan, belediyeye ait bir arazinin şirket devri sürecinde sorulan sorulara yanıt verilmemesini ve meclis üyelerine yönelik sert üslubu eleştirdi. “Meclis üyeleri halkın oyuyla orada. Sorulan sorular halk adına soruluyor” diyen Tercan, kamuoyunun projeler konusunda açık ve net bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Programda turizm verilerine de dikkat çeken Tercan, 2025 yılında İzmir’e gelen turist sayısının 1 milyon 721 bin civarında kaldığını belirterek, yabancı turist sayısının “içler acısı” olduğunu dile getirdi. Son 30 yıldır İzmir’in aynı rakamlar etrafında döndüğünü vurgulayan Tercan, bunun ciddi bir başarısızlık göstergesi olduğunu ifade etti.
Kent merkezine ilişkin değerlendirmelerinde Kemeraltı’nın UNESCO adaylığına dikkat çeken Tercan, bu alanlarda kamu binaları yerine otel ve otopark projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Hilton Oteli’nin hastaneye dönüştürülmesi iddialarını da eleştiren Tercan, bunun turizm vizyonuyla bağdaşmadığını söyledi.
Basmane Çukuru, İzmir Kalkınma Merkezi arsası ve fuar alanı gibi noktalarda yapılan veya planlanan projeleri de eleştiren Tercan, bu alanların kongre merkezi, otel ve otopark gibi turizmi besleyecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. “Apartmanla, rezidansla turizm olmaz” diyen Tercan, yapılan fizibilite çalışmalarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Festival organizasyonlarının turizme kalıcı katkı sağlamadığını da savunan Tercan, bu etkinliklerin daha çok yerel seçmeni memnun etmeye yönelik olduğunu belirtti. İzmir’in döviz kazandıran turizmden yeterince pay alamadığını söyleyen Tercan, Antalya, İstanbul, Kapadokya ve hatta Mardin’in bile İzmir’in önünde olduğunu vurguladı.
Program boyunca İzmir’in doğal, kültürel ve coğrafi avantajlarına rağmen yanlış planlama ve rant odaklı yaklaşımlar nedeniyle geri kaldığını savunan Tercan, “İlericilik sözle değil, icraatla olur” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: