MAHMUD ESAD COŞAN HOCA, YARIN EYÜPSULTAN’DA RAHMETLE YÂD EDİLECEK
İlim, fikir ve tasavvuf dünyamızın mümtaz simalarından merhum Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hoca, vefatının 25. yıl dönümü münasebetiyle Eyüpsultan’da rahmetle ve şükranla yâd edilecek. Anma toplantısı, Yeni Dünya Vakfı’nın Genel Merkez Konferans Salonu’nda yarın (1 Şubat 2026 Pazar) saat 16.00’da başlayacak.
Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, Recep Koçak ve Ercan Aytan; hayatta iken ziyaret edip görüştükleri Mahmud Esad Coşan Hoca ile ilgili hatıralarını anlatacak, duygu ve düşüncelerini dile getirecekler. “Eyüpsultan’ın Ebedî Sakinleri” programlarının 79’uncusunun ardından Yeni Dünya Vakfı tarafından bütün dinleyicilere Mahmud Esad Coşan’ın bir eseri hediye edilecek. Mehmet Nuri Yardım’ın düzenleyip takdim ettiği toplantılara katılım serbesttir.
KABİR ZİYARETİ SAAT 15.00’TE
Mahmud Esad Coşan Hoca ile alakalı toplantıdan önce katılımcılar, merhumun Kaşgarî Dergâhı Yokuşu üzerindeki kabrini saat 15.00’te ziyaret edecekler. Burada Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunulacak, dua edilip Fatiha okunacak. Topluluk, bu ziyaretin ardından Yeni Dünya Vakfı’na geçerek toplantıya iştirak edecek.
COŞAN, Mahmud Esad (1938–2001)
Nakşibendî-Hâlidî şeyhi
Müellif: Mehmet Akkuş
Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe Köyü’nde doğdu. Babası Halil Necati Efendi, annesi Şadiye Hanım’dır. Büyük dedesi Molla Abdullah tahsilini İstanbul’da tamamlamış, Nakşibendî-Hâlidî şeyhi Gümüşhânevî’ye intisap etmiştir. İstanbul’da Fâtih medreselerinden icâzet alan dedesi Molla Mehmed, I. Dünya Savaşı’nda şehit olmuştur.
Babası Halil Necati Efendi, ailesiyle birlikte 1942 yılında İstanbul’a gelmiş ve İstanbul Müftülüğü’nde göreve başlamıştır. Mahmud Esad Coşan, ilk ve orta öğreniminin ardından girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi Bölümü’nden 1960 yılında mezun olmuştur. Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Klasik Dinî Türkçe Metinler Kürsüsü’ne asistan olarak tayin edilmiştir.
Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri adlı teziyle 1965’te doktor, Hacı Bektâş-ı Velî: Makālât adlı çalışmasıyla 1973’te doçent, Matbaacı İbrâhîm-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye isimli takdim teziyle 1982’de profesör unvanını almıştır. Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde; 1967–1968 öğretim yılında yine Ankara’da bir özel yüksekokulda, 1977–1980 yılları arasında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde çeşitli dersler okutmuştur. 1987 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.
Esad Coşan, ortaöğretim yıllarından itibaren babasının yanında Nakşibendî-Hâlidî şeyhlerinden Serezli Hasib Efendi ve Abdülaziz Bekkine’nin sohbetlerine katılmıştır. Bekkine’nin vefatının ardından Mehmet Zâhit Kotku’ya intisap etmiştir. 1960 yılında şeyhinin kızıyla evlenmiş; bu evlilikten iki kızı ve bir oğlu olmuştur.
1977’den itibaren, şeyhinin emriyle İskender Paşa Camii’nde pazar günleri Gümüşhânevî’nin Râmûzü’l-ehâdîs adlı eserini okutmaya başlamıştır. Aynı yıllarda kış aylarında Ankara Hacı Bayrâm-ı Velî Camii’nde haftanın belli günlerinde Râmûzü’l-ehâdîs derslerine devam etmiştir. Yine bu dönemde Ulus’ta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ek hizmet binası olarak kullanılan Ankara Palas Oteli’nde özellikle üniversite öğrencilerine yönelik Türk edebiyatı ve Osmanlıca seminerleri düzenlemiştir.
Devlet Planlama Teşkilatı’nca oluşturulan komisyonda yer almış ve Türkiye’nin Manevî Kalkınma Raporu’nu hazırlamıştır. Mehmet Zâhit Kotku’nun 1980 yılında vefatının ardından onun yürüttüğü irşad hizmetlerini devam ettirmiştir. Bu amaçla oluşturduğu ders ve sohbet halkalarının yanı sıra medya alanında da faaliyet göstermiştir.
Bu çerçevede yayımlanmasına öncülük ettiği İslâm, Kadın ve Aile, İlim ve Sanat, Gülçocuk ve Panzehir gibi haftalık ve aylık dergilerde başyazılar kaleme almıştır. Sağduyu adlı günlük gazetenin, ulusal ve uluslararası frekansta yayın yapan Akra FM Radyosu’nun ve yerel yayın yapan Ak TV’nin kuruluşunda rol almış, buralarda periyodik konuşmalar yapmıştır.
Çeşitli vakıf ve derneklerin kuruluşuna katkı sağlamıştır. Hakyol Eğitim, Yardımlaşma ve Dostluk Vakfı; İlim, Kültür ve Sanat Vakfı; Sağlık Vakfı; İlim, Kültür, Ahlâk ve Çevre Derneği ile Hanımlar Derneği bunlardan bazılarıdır. Hakyol Vakfı bünyesinde İstanbul’da bir hadis enstitüsü, Ankara’da ise bir fıkıh enstitüsü kurulmasını sağlamıştır.
Ülkedeki siyasal ortamın elverişsiz şartları sebebiyle faaliyetlerin engellenmesi üzerine 1998 yılında Avustralya’ya yerleşmiştir. Burada birçok cami, kültür merkezi ve kurumun açılmasına öncülük etmiştir. Bir cami açılışına giderken Dubbo şehri yakınlarında geçirdiği trafik kazasında, damadı Ali Yücel Uyarel ile birlikte 4 Şubat 2001 tarihinde vefat etmiştir. Naaşı 8 Şubat 2001’de İstanbul’a getirilmiş, ertesi gün Fâtih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüpsultan Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Yorumlar
Kalan Karakter: