Millî Eğitim Bakanlığı, okullarda yürütülen rehberlik ve psikolojik danışma çalışmalarında “akran zorbalığı” ifadesi yerine “akran nezaketi” kavramının kullanılmasını istedi. Bakanlık tarafından yayımlanan resmi yazıda, bu yaklaşımın empati, saygı ve merhamet temelli bir eğitim anlayışını güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.

Ancak eğitim camiasında bu talimat, “zorbalıkla mücadele yerine kelime değişikliği” olarak yorumlandı. Uzmanlara göre Türkiye’de okullarda yaşanan fiziksel şiddet, psikolojik baskı, dışlama ve dijital zorbalık vakaları artarken, sorunun adını değiştirmek çözüm üretmek anlamına gelmiyor.

Rehber öğretmenler ve eğitim sendikaları, “zorbalık” kavramının bilinçli olarak yumuşatılmasının, yaşanan mağduriyetleri görünmez kılma riski taşıdığına dikkat çekiyor. Eleştirilerde, nezaketin teşvik edilmesinin önemli olduğu ancak bunun zorbalık gerçeğinin üzerini örtecek bir perdeye dönüştürülmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Eğitim uzmanları, zorbalığın adını koymadan etkili önleyici politikalar geliştirilemeyeceğini savunuyor. Okullarda rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, öğretmenlerin artan yükü ve denetim eksikliği devam ederken, kavramsal bir makyajla sorunun çözülemeyeceği ifade ediliyor.
“Akran nezaketi” vurgusunun, olumlu bir değer eğitimi hedefi taşısa da, mevcut tablo karşısında “zorbalıkla yüzleşmek yerine sorunu yumuşatma çabası” olarak algılandığı belirtiliyor. Eğitim çevreleri, nezaket söyleminin ancak somut önlemlerle desteklenmesi halinde anlamlı olabileceğini, aksi takdirde yaşanan gerçeklerin kelimeler arasında kaybolacağını dile getiriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: