Toplumda çoğu zaman "aşırı şüphecilik" olarak değerlendirilen paranoya, aslında sanıldığı kadar basit bir durum değil. Uzmanlara göre bu rahatsızlığın temelinde, mantıklı açıklamalarla değiştirilemeyen ve kişinin mutlak doğru kabul ettiği sanrılar bulunuyor.
Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Tan, paranoyanın temel belirtisinin hezeyan adı verilen yanlış inançlar olduğunu belirterek, kişinin bu düşüncelerden hiçbir şekilde vazgeçmediğini ifade etti. Takip edildiğini, zarar göreceğini ya da çevresindeki insanların kendisine karşı plan yaptığını düşünen bireylerin, tüm hayatlarını bu düşünceler üzerine kurabildiğini söyledi.
Prof. Dr. Tan, bazı vakalarda sanrıların mistik boyutlara ulaşabildiğini, kişinin kendisini peygamber, ermiş ya da olağanüstü güçlere sahip biri olarak görebildiğini, hatta çevresinde bu inançlara dayalı gruplar oluşturabildiğini aktardı. Bu tür düşüncelerin gerçek dışı olmasına rağmen hastalar tarafından kesin doğrular olarak kabul edildiğini vurguladı.
Madde kullanımı önemli risk oluşturuyor
Paranoyanın ortaya çıkmasında birçok etkenin rol oynayabileceğini belirten Prof. Dr. Tan, özellikle esrar, metamfetamin, kokain ve uzun süreli alkol kullanımının ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Ayrıca bilgi kirliliğinin yoğun olduğu ortamlarda sürekli araştırma yapmanın, yatkınlığı bulunan kişilerde hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırabileceğine dikkat çekti.

Şizofreni ile aynı hastalık değil
Uzmanlar, paranoyanın şizofreniden farklı özellikler taşıdığına işaret ediyor. Paranoya yaşayan kişiler, günlük yaşamlarını sürdürebiliyor, işlerini yapabiliyor ve sosyal ilişkilerini devam ettirebiliyor. Ancak tek bir konuda geliştirdikleri yanlış inançtan vazgeçmiyor ve bu düşüncelerini desteklemek için çevrelerinden sürekli kanıt toplamaya çalışıyorlar.
Paranoid kişilik ile karıştırılmamalı
Prof. Dr. Oğuz Tan, paranoya ile paranoid kişiliğin aynı kavram olmadığını belirterek, paranoid kişilikte genel bir güvensizlik ve kuşkuculuk bulunduğunu, paranoyada ise belirli bir konuda kesin ve değiştirilemeyen sanrıların ön planda olduğunu ifade etti.
Tedavide en büyük engel hastalığı kabul etmemek
Uzmanlara göre paranoya tedavi edilebilen bir ruhsal hastalık olmasına rağmen en büyük sorun, hastaların hasta olduklarını kabul etmemesi. Bu nedenle tedavi sürecinde kişiyi ikna etmek ve profesyonel destek almasını sağlamak büyük önem taşıyor. Erken tanı ve uzman desteğinin yaşam kalitesini artırdığı vurgulanıyor.
Etiketler
Paranoya, Psikoloji, Ruh Sağlığı, Psikiyatri, Prof. Dr. Oğuz Tan, Şizofreni, Sanrı, Hezeyan, NPİSTANBUL Hastanesi, Üsküdar Üniversitesi, Madde Bağımlılığı, Mental Sağlık
Paranoya belirtileri
Paranoya nedir
Paranoya tedavisi
Paranoya hastalığı
Şizofreni ile paranoya farkı
Sanrı nedir
Hezeyan belirtileri
Psikiyatri uzmanı açıklaması
Ruh sağlığı hastalıkları
Prof. Dr. Oğuz Tan
Paranoya neden olur
Madde kullanımının psikolojik etkileri
Paranoid kişilik bozukluğu
Ruh sağlığı haberleri
Psikolojik hastalıklar
Yorumlar
Kalan Karakter: