İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB), rüzgâr enerjisinde depolamalı projelerle birlikte 32 bin MW seviyesine ulaşan kapasite portföyünü değerlendirdi. Toplantıda, sektörün yatırımcı güvenini önceleyen, net hedefler ve takvimlerle tanımlanmış uzun vadeli bir büyüme modeliyle ilerlemesi gerektiği vurgulandı.
Toplantıya TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden başkanlık ederken; Başkan Yardımcıları Ebru Arıcı, Ufuk Yaman, Samet Güldoğan, Erinç Kısa ve TÜREB Saymanı Çağrı Güven değerlendirmelerde bulundu. Yapılan açıklamalarda, kısa vadeli sıçramalar yerine planlı ve sürdürülebilir büyümenin esas alındığı ifade edildi.
Rüzgâr ve Güneş Enerjisinde Stratejik Büyüme
Toplantıda, Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payının her geçen yıl arttığına dikkat çekildi. Hidroelektrik potansiyelin büyük ölçüde kullanıldığı belirtilirken, önümüzdeki dönemde büyümenin ana taşıyıcılarının rüzgâr ve güneş enerjisi olacağı kaydedildi. Özellikle 2026 ve sonrasının, rüzgâr yatırımlarının sahada hız kazandığı bir dönem olacağı vurgulandı.
YEKA İhaleleriyle Öngörülebilir Takvim
Rüzgâr enerjisinde planlı büyümeyi destekleyen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalelerinin son üç yılda her yıl yaklaşık 1.100–1.200 MW seviyesinde düzenlendiği aktarıldı. Bu sürekliliğin, yerli ve yabancı yatırımcılar için güçlü bir öngörülebilirlik sağladığı, sanayi ve finansman planlamalarını da kolaylaştırdığı ifade edildi.
“2026 Sahada Sonuçların Görüleceği Yıl Olacak”
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, rüzgâr enerjisinin yalnızca iklim hedefleri açısından değil, enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından da stratejik bir alan olduğunu belirtti. Depolamalı tarafta yaklaşık 33 bin MW’lık kapasite tahsisi yapıldığını aktaran Erden, 2026 yılının rüzgâr santrallerinin devreye alındığı, ilk depolamalı tesislerin hayata geçtiği bir yıl olacağını söyledi. Erden ayrıca, rüzgârda yerlilik oranının YEKA projelerinde yüzde 55’in üzerine çıktığını ve Türkiye’nin Avrupa’nın güçlü rüzgâr sanayi ülkeleri arasına girdiğini vurguladı.
İzin Süreçlerinde Sadeleşme
TÜREB Başkan Yardımcısı Ebru Arıcı, kamuoyunda “süper izin” olarak anılan düzenlemelerin mevzuatı ortadan kaldırmadığını, mükerrer adımları sadeleştirerek süreçleri daha öngörülebilir hale getirdiğini belirtti. Türkiye genelinde yüzlerce rüzgâr santralinin işletmede olduğunu ve çok sayıda projenin izin aşamasında ilerlediğini kaydeden Arıcı, yapılacak düzenlemelerin yatırımları hızlandıracağını ifade etti.
Finansman ve Sanayi Boyutu
TÜREB Saymanı Çağrı Güven, rüzgâr yatırımlarının bugüne kadar bankaların güçlü desteğiyle büyüdüğünü, ancak depolamalı projelerle birlikte finansmanda seçiciliğin arttığını söyledi. Sanayi tarafında ise Samet Güldoğan, YEKA ve yerli aksam desteklerinin rüzgâr sanayisinin büyümesinde temel mekanizmalar olduğunu vurguladı.
Deniz Üstü Rüzgârda 2030 Hedefi
Deniz üstü rüzgâr enerjisiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Ufuk Yaman, Türkiye’nin 2035 perspektifinde 5 GW’lık offshore rüzgâr hedefi bulunduğunu, Marmara Denizi’nde yürütülen ölçüm çalışmalarının bu hedef doğrultusunda sürdüğünü ve ilk projelerin 2030’a kadar hayata geçirilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Etiketler:
#RüzgarEnerjisi #TÜREB #YenilenebilirEnerji #YEKA #EnerjiArzGüvenliği #DepolamalıEnerji #OffshoreRüzgar #TürkiyeEnerji #Sürdürülebilirlik
Yorumlar
Kalan Karakter: