Fenerbahçe Tarihi
Yayınlanma :
29.06.2019 17:50
Güncelleme
: 29.06.2019 17:55
Futbol ateşiyle yanan Türk gençleri “Black Stockings Football Club” (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) adı altında birleşerek, ilk Türk futbol kulübü olurlar. İsminin İngilizce olması baskıdan kurtulma umuduyla koyulmuştur. Siyah çorap üstüne giydikleri kırmızı forma ile takımlarının adına uyumlu bir görüntü sergilemişlerdir. Siyah Çoraplı futbolcular, maalesef çıktıkları ilk futbol maçında hafiyeler tarafından gözaltına alınır ve Black Stockings Football Club takımı dağıtılır. Bunun gibi birkaç deneden sonra 1905’te Galatasaray Sultanisi öğrencileri sağlam bir kulüp kurarlar ve gayr-ı Müslim takımlara karşı başarı kazanınca İstanbul’da Türk kulüplerinin sayısı artmaya başlar.
Bu kulüplerden biri Fenerbahçe’dir. Bu yazımızda 1908’de kurulmuş olan Fenerbahçe Spor Kulübünün 1913’te kaleme alınan “tarihçesi”ne yer verdik.
Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihçesi (İdman Mecmuası, 15 Haziran 1913, S.3, s.46)
1323 (1907) senesinde Frerler Mektebi (şimdiki Saint Joseph Fransız Lisesi)Türkçe muallimi ve elyevm rüsûmât (gümrük) müfettişi bulunan Enver Bey, talebe-i kadimesinden (eski öğrencilerinden) beş altı genci biraraya toplayarak bir kulüp tesis etmek arzusunda bulunduğunu bildirmişti.
Bu fikre bütün arkadaşları iştirak ederek akşamları Moda civarında idman yapmaya başlamışlardı. Altı kişilik futbol kulübü olmazsa da Enver Bey ve arkadaşları teşkil ettikleri hey'ete bir isim vermeği unutmamışlar o zaman hiç bir siyasiye hâmil edilmemesi için Fenerbahçe nâmını muvaffak bulmuşlardı.
Fenerbahçe o zamandan itibaren idmanlarına germi (hız) verdi. Bu vech ile dört beş ay zarfında a'zâsının adedini yigirmiye (yirmi) iblağ etti (vardırdı).
Biraz sonra Enver Bey riyaset- i fahriye (fahri başkanlık) mevkiinden çekildi. Kulübün yed idaresi (yönetim erki) müteşebbis, faal olan Nurizâde Ziya Bey'e tevdi edildi. Reis-i kârede bulunduğu müddet zarfında (reisliği süresince) kulübün gösterdiği faaliyet şâyân-ı takdir bir dereceye yaklaştı.
Kulüp İstanbul'un en kuvvetli timlerinden oldu. Ziya Bey faaliyetinin yalnız reisi bulunduğu kulübe münhasır kalmasını ve yalnız Fenerbahçe'nin terakki edip diğerlerinin mahrum-u tekâmül (gelişmeden mahrum) bulunmasını istemiyordu. Binanealeyh futbolun daha büyük bir mikyasda (ölçüde) ilerlemesi için birkaç Türk ve İngiliz arkadaşıyla teşrik-i mesai ederek Kadıköy'ündeki Ünyon Kulübün (Union Club) teşkiline semi etti ve meramında muvaffak oldu. Ünyon Kulüp inşâ edildikten sonra Fenerbahçe her sene İstanbul kulüplerinin içtimaından hasıl olan lig hey'etine dâhil oldu.
Kulüp en fazla güvendiği a'zâsını gayb edince (kaybedince) mağlubiyet de bittabi baş gösterdi ve hemen hemen her müsabaka gayb edilmeye başlandı. Sene nihayetinde Fenerbahçe lige dâhil olan kulüplerin sonuncusu idi.
Kulübün bekasından ümitvar olamayan rüesa birer mazeret ile kulübü terk ettiler. Kulübün idaresi en müsinni (yaşlısı) on dokuz yaşnı tecavüz edemeyen on beş gence kaldı. Bu gençler yorulmak bilmez bir faaliyetle çalışmamış olsaydılar, ne 1912 şampiyonluğu bir Türk kulübünde kalacak ne de el'an mevcudiyetleri ile terbiye-i bedeniyye sahasını tezyin eden (süsleyen) hey'etler, cemiyetler bu kadar mûşaşa (saşaalı) bir hayata sahip olacaklardı.
Halbuki Fener Bahçe birinci sene-i hayatında mağlup oldu .İkinci, üçüncü, dördüncü hatta beşinci sene dahi sonunculuğu muhafaza etti. Fakat bununla maneviyatı münkesir olmadı Yenildi fakat istiklâlini muhafaza etti . Yenilmemeyi arzu etti. Mesela Kadıköy Kulübü'yle birleşti. Üsküdar kulübüyle teşrik-i mesai etti. Bunlardan mesleğine mugayir (aykın) bir fikri -velev ki ehemmiyetten ari olsun- telakki edince birinciliğe, şampiyonluğa bilâ tereddüt (tereddütsüz) veda etti. Galibiyyet-i maddiyeden ziyade, a'zásı beynindeki mücanesetin (benzemek) maneviyattan arkadaş hattâ kardeşçe bir râbıtadan (bağlantıdan) mütevellit olmasını özledi. Hüsn-u niyet ve ikdamının mükafatını gördü.
Tevfik Bey'in taht-ı riyasetinde iken geçen sene şampiyonluğu kazandı. Mevcudiyeti dostlarına da düşmanlarına da gösterdi. Her hususta halkın muhabbetine, sportmenlerin teşvik ve tergibine (arzularına) mazhar oldu. Bu mazhariyeti idrak edince sa'yını teşdid etti (çalışmalarını hızlandırdı).
İsmini Fener Bahçe Futbol Kulübü iken Fener Bahçe Spor Kulübü'ne tahvil etti. Ve böylece terbiye-i bedenîyenin aksam-ı muhimmesini (önemli şubeleri) programına idhâl (dahil) etmiş bulundu. Timlerinin adedini tezyid etti. On dört ile on sekiz yaşlarındaki gençler için bir ikinci tim ve on ile on dört arasındaki çocuklar için üçüncü ve dördüncü timlerini teşkil etti. Hokey, tenis, kriket, av, vater polo (su topu), kürek, çocuklar için "keşşaf yoldaşlığı" şuabatını (şubelerini) temin ettikleri fevâid-i adidiyeye mebni nizamnamesini (faydalı bir surette yapılmış nizamnameyi) idhâlde hiçbir mahzur görmedi. Ahaliden daha fazla rağbet ve evliya-i umûrdan (iş başında bulunanlar) daha fazla teşvik görünce terakki ve ta'liyesi (yükselme) de daha büyük bir nispette olacaktır,"
FOTOĞRAFLAR:YUSUF BEY
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar 7
Kalan Karakter: