Yeni Mahalle'de faaliyet gösteren işletmesindeki atölyesinde hobi olarak başladığı uğraşla küçükbaş ve büyükbaş hayvan boynuzlarını işleyen 58 yaşındaki Şirin, yaptığı süs eşyalarından oluşan eserlerini işletmesinde ayırdığı bir bölümde sergiliyor.
Şirin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 yaşındayken İstanbul Kapalı Çarşı'daki bir mağazada boynuzdan yapılmış bir balık gördükten sonra boynuzla yapılan sanat eserlerine ilgi duymaya başladığını söyledi.
Şirin, her boynuzun ayrı özelliklere ve farklı renklere sahip olduğunu ifade etti.
Kendi bulduğu yöntemlerle boynuzları işlemeye başladığını anlatan Şirin, şöyle devam etti:
"İlk eserim, eskiden dolma tüfeklerde kullanılan bir boynuz barutluk oldu. Bunu yapmak 2,5 günümü almıştı. Eğelemek, törpülemek, iç kemiğinden sıyırmak çok kapsamlı bir çalışma gerektiriyordu. Bu çalışmalar için gereken alet edevatları da kendim yapmak zorunda kaldım. Tecrübe kazandıkça farklı eserler üretmeye başladım. Kemik dışında, ahşap ve taşları da kullanarak bugüne kadar yüzlerce eserim oldu." dedi.
Eski dönemlerde birçok eşyanın boynuz ve kemikten imal edildiğini hatırlatan Şirin, bu eşyaların doğal olması dolayısıyla daha sağlıklı olduğunu savundu.
"Hayal ettiğiniz objeyi boynuzdan yapabiliyorum"
Şirin, işinden kalan zamanları boynuzları işlediği atölyesinde değerlendirdiğini dile getirdi.
Hayal ettiği objeleri boynuzdan yapabildiğini belirten Şirin, şunları kaydetti:
"Manda boynuzundan küçük kılıç, balta, vav harfi kolye, barutluk yaptım. Koç ve manda boynuzundan tarak, bir tane de kazma yaptım. Ahşapla boynuzları birleştirerek aplik, lamba, avize yaptım. Ne hayal ederseniz yapabilirsiniz. Bufalo kemiğinden saç tokası, yorgan iğnesi, bıçak, çakı, kazma buna benzer biblo ve süs eşyaları yaptım."
Et sektöründe olması dolayısıyla ham madde sıkıntısı yaşamadığını dile getiren Şirin, gelecekte yaptığı eserlerden oluşan müze oluşturmayı amaçladığını sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: