Ballı'dan Obezite uyarısı
Özel Egepol Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerin en büyük halk sağlığı problemlerinden birisi olan obezite nedeniyle her yıl önemli sayıda insanın hayatını kaybettiğini söyledi.
Yayınlanma :
30.03.2020 16:18
Güncelleme :
30.03.2020 16:18
Ballı, günümüzde kronik bir hastalık olarak da tanımlanan obezitenin ülkemizde görülme sıklığının ise % 30.3 olarak tespit edildiğini belirtti.
Ülkemizde neredeyse her üç kişiden birinin obez olduğunu dile getiren Dr. Ballı Ballı, kelime anlamı olarak aşırı yağlanma şeklinde ifade edilebilen obeziteye aşırı yemenin yanısıra yetersiz uyku ve genetik faktörlerin de neden olabildiği bilgisini verdi.
“Hareketsiz bir yaşam tarzı; karbonhidrat ve yağdan zengin, glisemik indeksi yüksek gıdalar, şeker içeriği yüksek içecekler, fast food tüketimi, porsiyon büyüklüğünün artışı, uzamış açlık süresi, gece yeme alışkanlığı obezite sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Uyku bozuklukları, yetersiz uyku ve genetik yatkınlığın da risk faktörü olduğu bilinmektedir. Cushing hastalığı (kortizol yüksekliği), Hipotiroidi (tiroid hormon eksikliği), Polikistik Over Sendromu, Büyüme hormonu bozuklukları, Psikolojik faktörler (depresyon, mevsimsel duygulanım bozuklukları vb) ve bazı ilaçlar; obezitenin bilinen tıbbi nedenlerindendir” diye konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre obezitenin önlenebilir ölüm sebepleri arasında sigaradan sonra 2'nci sırada yer aldığını kaydeden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, vücut kitle indeksi (VKİ) ne kadar yüksek ise obeziteye bağlı ölüm riskinin de o kadar yüksek olduğunu sözlerine ekledi.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Obezitenin kalp krizi, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyesi, damar içi pıhtı oluşumu, insülin direnci, şeker hastalığı, depresyon ve böbrek yetmezliği gibi pek çok rahatsızlığa neden olabildiğini belirten Dr. Gülden Ballı: “Obezite tedavisinde altın standart; diyet, egzersiz ve davranışsal destek tedavilerinin kombinasyonudur. Başarı sağlanamayan hastalarda ise İlaç tedavileri, Mide Balonu, Mide Botoksu, Mide Bypass Ameliyatı ve Tüp Mide Ameliyatı da uygulanabilecek tedavi yöntemleri arasındadır. Tüp Mide Yeme kısıtlayıcı bir obezite ameliyatıdır. Midenin yaklaşık %80’ inin çıkarılması ile hacmin küçültülmesini sağlayan ameliyat şeklidir. Günümüzde ilk tercih olarak laparoskopik (kapalı ameliyat) olarak yapılmaktadır. Mide Bypass Ameliyatında tüp mide ameliyatından farklı olarak midenin bir bölümü çıkartılmaz, barsakların bir kısmı, ameliyatta oluşturulan küçük mide poşuna bağlanarak devre dışı bırakılır. Hem yeme kısıtlayıcı hem de yiyeceklerin emilimini azaltan bir obezite ameliyatıdır. Mini Mide Bypass Ameliyatı ise Mide Bypass ameliyatına bir alternatif olarak ortaya çıkmış, teknik olarak daha basit ve ameliyat süresi daha kısadır. Komplikasyonları Mide Bypass ameliyatına oranla daha azdır. Hem yeme kısıtlayıcı hem de emilim azaltıcı bir ameliyattır” diye konuştu.
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Gülden Ballı, Egepol Hastanesinde tüm obezite ameliyatlarının güvenle yapılabildiğini ve obezite ekibinin bu konuda deneyim sahibi olduğunu, hastaların obeziteden kurtulmaları için kesintisiz hizmet sunduklarını da sözlerine ekledi.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: