Mutsuz yapılan evliliklere dikkat
Yrd.Doç.Dr.Onur Okan Demirci, "Evlilik içinde bulunan kişilerin "iyi" ve "kötü"lüğünden bağımsız olarak evliliği bilip, hastalıklarınızı deşifre edip tedavi edebilme...
Yayınlanma :
26.12.2017 10:51
Güncelleme :
26.12.2017 11:51
Zi&On Psikiyatri Akademisinden Yrd.Doç.Dr.Onur Okan Demirci, gençlerin gelecekten bekletiniz sorusuna "önce mutlu evlilik" diye cevap veren kızların oranının yüzde 65; Gençlerin gelecekten bekletiniz sorusuna "önce mutlu evlilik" diye cevap veren erkeklerin oranının ise yüzde 59 olduğunu belirterek, "Mutsuz olduğunu ifade eden evli kadınların oranı yüzde 42,4'dür. Sürekli sevilme güdüsü, koşulsuz kabul edilme güdüsü, sorumluluk alma güdüsü, Ben'in sınırlarını büyütme güdüsü, üzüntüyü azaltma, mutluluğu artırma güdüsü. Bunların karşılanabileceği aile kadar işlevsel bir mekanizma yoktur. İşte bunların olmadığı bir evlilik kişi için yükten başka bir şey değildir. Aynı zamanda sağlıksız ruh halinin ve sağlıksız nesillerin davetiyesi gibidir. İyisiyle kötüsü arasındaki uçurumun bu kadar büyük olduğu başka bir kavram görmek pek kolay değildir. "İyi evlilik" size hayata dair yepyeni pencereler açan ruhsal-duygusal-fiziksel özelliklerinize göre tasarlanmış size özel bir başka dünyayken; "kötü evlilik" sadece işinizi, çocuklarınızı, sosyal çevrenizi değil bütünüyle yaşam kalitenizi alt üst eden, hayatın içinde sizi kendine kilitleyen ve kendinde yok eden bir kronik kelepçedir" diye konuştu.
Yrd.Doç.Dr.Onur Okan Demirci, iyi evlilik ve kötü evlilik arasındaki farkın "iyi insan"la yapılan - "kötü insan"la yapılan evlilik kadar net olmadığını anlatarak, "Evlilik, içinde bulunan kişilerin "iyi" ve "kötü"lüğünden bağımsız olarak evliliği bilip, hastalıklarınızı deşifre edip tedavi edebilme yeteneğinize bağlı olarak iki kutup arasında yaşayacağınız bir kurumdur. İlk 2 sene hastalıkların olduğunu fark ettiğiniz zaman dilimidir. Bundan sonrasında ya tedaviye girişirsiniz, ya da hayatı her geçen gün kendinize biraz daha daraltır, biraz daha yaşanılmaz kılar, ya da ilişki içinde yeni ilişkiler peşinde koşarak bir tür yardım çağrısı yaparsınız. Bitmeyen kavgalar, uzun küslük dönemleri, sosyal çevreye karışamama, iç huzursuzluk, psikolojik veya fiziksel şiddet, ilgisizlik, iletişim kuramama, vb. evlilik içinde kanayan ve kanadıkça büyüyen bazı bildik yaralardır. Evet evlilikler bazen kanar, ancak doğru müdahale yapılır, kişilerin açmaz noktaları kişilere farkettirilir ve adım adım çıkışın haritası kişilere sunulursa kangren olan evlilik bir anda bütün bir hayatın anlamı haline dönebilir. Bunun için eş değiştirmekten çok evliliğe bakışınızı değiştirmeniz, yeni bir yaşam formuna adapte olmanın kurallarını öğrenmeniz ve zaman zaman da evliliğini bir evlilik terapistinin aynasında görecek kadar içgörü sahibi olmanız gerekir." şeklinde konuştu.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: