Türkiye’de futbol, uzun süredir yalnızca bir spor faaliyeti olarak görülmüyor. Tribünlerden sosyal medyaya, manşetlerden milli maç atmosferlerine uzanan geniş bir alanda futbol; kimlik, aidiyet ve gerilim üreten güçlü bir toplumsal alan olarak varlığını sürdürüyor. Gazeteci Bülent Bulaç, yeni kitabı 90 Dakikalık Millet ile bu alanın çoğu zaman fark edilmeyen dilini ve reflekslerini mercek altına alıyor.
Kitapta, futbol etrafında şekillenen milliyetçi söylemler, “biz ve onlar” ayrımı ve tribün kültürünün yıllar içinde geçirdiği dönüşüm; yaşanmış maçlar, somut örnekler ve medya manşetleri üzerinden ele alınıyor. Bulaç, futbolun yalnızca skorlarla değil, toplumsal hafıza üzerinden okunduğunu ortaya koyuyor.

90 Dakikalık Millet, klasik bir spor kitabı olma iddiası taşımıyor. Kadrolar, istatistikler ya da taktik analizler yerine; milli maçların yarattığı atmosferi, Avrupa kupası gecelerini, kaybedilen finallerin bıraktığı duyguyu ve kazanılan sembolik zaferlerin toplumsal karşılığını sorguluyor. Kitap, futbolun Türkiye’de nasıl güçlü bir kimlik alanına dönüştüğünü anlatıyor.
Bulaç, anlatısını saha içiyle sınırlı tutmuyor. Medya manşetleri, televizyon tartışmaları ve sosyal medyada oluşan linç kültürü de kitabın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Tribün söylemleriyle medya dili arasındaki benzerlikler ve bu dilin dijital ortamda nasıl daha sert bir hâl aldığı çarpıcı örneklerle aktarılıyor.
Kitabın temel yaklaşımı ise açık: Türkiye’de futbol, yalnızca bir oyun değil; duyguların, politik alt metinlerin ve toplumsal gerilimlerin görünür hâle geldiği bir alan. 90 Dakikalık Millet, futbola yüklenen bu anlamları sorgularken okuru da bu kolektif hikâyenin bir parçası olmaya davet ediyor.
Etiketler
#90DakikalıkMillet #BülentBulaç #Futbol #TribünKültürü #SporKitabı #ToplumsalHafıza #Medya #FutbolVeToplum
Yorumlar
Kalan Karakter: