MEDENİYET-MEDİNE-ŞEHİR
Yayınlanma :
17.12.2018 13:48
Güncelleme
: 17.12.2018 13:48
Geçtiğimiz günlerde bir dostum aradı..
Bir bilgi soracakmış…
Vallahi önce tedirgin oldum…
Acaba uzmanlık sorusu mu soracak diye…
Hasbelkader yerel tarihi konusunda yazdığımız yirmi kitaptan sonra pek çok kişi bizi “Yerel tarihi uzmanı” olarak görüyor…
Osmanlı tarihi özelde de yerel tarih konusu gerçekten tam bir derya… İçine girdikçe bildiklerimin bilmediklerimin yanında denizde bir katre olduğunu görüyorum…
Ancak yine de kendisini cesaretlendirme ihtiyacı duydum..
"Dostum sor sormasına da bizde her şeyi bilecek iddiasında değiliz. Bizimde bilmediklerimiz mutlaka vardır. Ancak şunu söyleyebilirim. Bildiğim bir konuysa seninle seve seve bu bilgimi paylaşırım. Ama bilmediğim bir konuysa o zamanda açık yüreklilikle “Ben bu konuyu bilmiyorum. Bende araştırayım sana daha sonra bilgi veririm” dedim.
Dostum önce şaşırdı..
Bilmedikleriyle ilgili ülkemizde o kadar kendinden menkul uzmanlar var ki…
Haksızda sayılmaz hani şaşırmakta…
Neyse soruyu sorunca derin bir nefes aldım..
Sahi öğrenmek istediği konuyu söylemedim..
Geçtiğimiz günlerde bir evrak üzerinde “der Medine-i nefsi Malatya” ifadesini görünce kafası karışmış..
Medine- Malatya…
Acaba nasıl bir bağlantısı var diye düşünürken işin içinden çıkamamış olacak ki sorma ihtiyacı hissetmiş.
Aslında kelimenin etimolojisi bize önemli ipucu veriyor..
Medine kelimesi üzerinde duracak olursak…
Kamus-u Türki’de ki 206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı olan lügatte Medine kelimesi; “1- Şehir, 2- Eski adı Yesrib olan ve Peygamberimizin türbesinin bulunduğu Hicaz şehri” olarak verilmekte.
Kısaca Osmanlıca ‘da, Arapçada Medine kelimesinin karşılığı şehir…
Yani “Medine-i Malatya” dediğimizde “Malatya şehri” ni tanımlamış oluyoruz.
Osmanlıcada Arap dilinden dilimize gelen bu kelimenin Etimolojisine (kelime kökeni bilimi) baktığımızda Medine kelimesi Medeniyetten türemiş bir kelime…
Medeniyet-Medine-Şehir üçlemesi dostumun sorusunun aslında kapsamlı bir cevabını teşkil etmekte..
“Şehir” kelimesini çoktandır lügatlarımızdan atar olduk.
Onun yerine de “KENT” kelimesini ikame etmeye çalışıyoruz.
Halbuki kelimelerinde bir ruhu vardır.,
Eğer kelimelerde o ruhu çıkartırsanız geriye ruhsuz kavramlar kalır.
Tıpkı günümüzdeki kentler gibi..
Şehir kelimesinin ruhunu teşkil eden Medeniyet çoktan şehirlerden hicret etmeye başladı bile..
Bedevi, Vahşi kavimleri aratmayacak işlerin yapıldığı bu günkü kentler acaba şehir manasını, ruhunu sattıkları için mi şehir kavramının içi boşaldı.
Ne dersiniz Dostlar…
“Medeniyet”, “Medine”, “Şehir” yapı taşlarını teşkil eden kadim medeniyet kubbesinden hangi kelimeyi önce çıkarttık ki, başımıza “kent !” taşları düşmeye başladı…
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: