Bismillahirrahmanirrahim.
Nasıl imanlı, merhamet sahibi gençler ve nesiller yetiştirebiliriz?
Ruhsuz bir gençliğin önüne nasıl geçebiliriz?
Vicdanların yeşertilmesi için hangi önlemleri almamız gerekir?
Bizler nasıl bir nesil yetiştiriyoruz?
“Aman evladım oku, makam sahibi ol, para sahibi ol, kimseye muhtaç olma, kendini kimseye ezdirme.”
Makam hırsını çocukluktan itibaren aşılıyor, vicdan duygusunu ise ihmal ediyoruz.
“Evladım, maddi gücünü eline al, kimseye muhtaç olma.” derken aslında ne demek istiyoruz?
Bugün çocuklarımızın büyük bir kısmı, anne ve babalarının çalışma hayatı nedeniyle aile eğitiminden uzak kalıyor. Bunu da “Çocuklarımız refah içinde yaşasın” düşüncesiyle yapıyoruz.
Diğer yandan, “Evladım makam mevki sahibi ol, para sahibi ol. Biz çektik, siz çekmeyin.” diyoruz.
Babalar, “Biz yaşamadık, siz yaşayın.” derken; anneler, “Evladım, dünyaya bir daha mı geleceksin?” diyor.
Peki sonra ne oluyor?
Kalpleri merhamet duygusundan yoksun, sevgiden uzak nesiller yetişiyor.
Peygamber Efendimiz, “Evlat terbiyesi anne karnında başlar.” buyurmuştur.
Anne ilk öğretmendir, baba ise o okulun müdürüdür.
Anne; din, ahlak, vicdan ve merhamet eğitimini verir.
Baba ise eksik kalan yönleri tamamlar, ailesini korur ve onları dış etkenlere karşı muhafaza eder.
Peki günümüzde hangimiz anne ve babalık görevlerimizi hakkıyla yerine getiriyoruz?
Çocuklarımızı okula göndererek, aslında bizim vermemiz gereken eğitimi öğretmenlerden bekliyoruz.

Oysa ilk öğretmen bizdik; bunu unuttuk.
Merhamet duygusu çocuklara nasıl kazandırılır?
Anne ve baba en güzel örnektir.
Birbirlerine merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Büyüklere merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Akrabaya merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Komşuya merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Dostlara merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Arkadaşlara merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Hayvanlara ve tabiata merhamet göstermeleri çocuğun kalbine dokunur.
Böyle bir ortamda yetişen çocuk, merhamet sahibi olur.
Bu nesilden zarar değil, aksine topluma fayda gelir.
Bir toplumun yapı taşı ailedir.
Aile gelecektir.
Gelecek ise yeni nesillerdir.
Yeni nesiller de merhametin ve adaletin taşıyıcısıdır.
“Bunları nasıl öğreneceğiz ve nasıl uygulayacağız?” dediğinizi duyar gibiyim.
Bizler için Kur’ân-ı Kerîm ve Peygamber Efendimizin hayatı yeterlidir.
Kur’ân-ı Kerîm’deki merhametle ilgili ayetler ve hadisler bizlere yol gösterir, evlatlarımızı yetiştirmede ışık olur.
Aksi takdirde güzel nesiller yetiştiremeyiz.
Ülkemizde dayatılan söz ve fiillere aldanmayın.
“İslâm gericiliktir, ileri götürmez.” söylemlerine kulak asmayın.
Bir de İslâm’a bakalım:
İslâm, anne babaya “öf” demeyi yasaklamıştır.
İslâm, haksız yere can yakmayı yasaklamıştır.
İslâm, zulmü yasaklamıştır.
İslâm, hırsızlığı yasaklamıştır.
İslâm, haksız kazancı yasaklamıştır.
İslâm; iftirayı, gıybeti, yalanı ve kibri yasaklamıştır.
Sadece insana değil, hayvanlara karşı da merhameti emretmiştir.
Bizi İslâm’dan uzaklaştırdılar; ardından aile yapısını zayıflattılar.
Ortaya çıkan sonuç ise duygusuz ve zalim nesiller oldu.
Okullarda ve sokaklarda birbirine zulmeden çocuklar, büyüklerine karşı saygısız davranan gençler çoğaldı.
Evlatların anne babasına el kaldırdığı, hatta ölümlerine sebep olduğu vakalar artar hâle geldi.
Sokaklarda uyuşturucu, alkol ve ağır hakaretler yaygınlaştı.
Okullarda ise küçük yaştaki çocukların birbirlerine zarar verdiği, öğretmenlerine saldırdığı üzücü olaylar yaşanıyor.
Bunlar, Müslüman bir toplumun ve sağlıklı aile yapısının kabul edebileceği durumlar değildir.
Aileler, çocuklarını okula gönderirken “Öğretmenlerine saygılı ol.” demek yerine,
“Sana kimse dokunamaz, biz seni yol
Yorumlar
Kalan Karakter: