YOK MU BU HACI VE HOCA
Bismillahirrahmanirrahim.
Müslüman zengin oldu mu dini kullandı…
Şu hacı ve hocalara bak hele…
Ne geliyorsa başımıza hacı hocalardan geldi…
Bak şu hocanın yaptığına…
Bu sözler “Ben Müslümanım.” diyen bir kişinin sözleri değildir.
Küsmece, darılmaca yok.
İslam olmuş bir insan bu saçma sapan sözleri sürekli nasıl söyler?
Suçlar ve hatalar şahsı bağlar; bir kurumu veya cemiyeti bağlamaz.
Ama “hacı hoca” sözünün amacı, İslam’dan soğutmak ve uzaklaştırmaktır.
Bir doktor suç işlerse tüm kurum yapmış sayılır mı? Veya doktorluk unvanı lekelenir mi?
Doktora gitmekten vaz mı geçtiniz? Yoo…
Ama iş hacı hocalara gelince dinden soğudunuz, öyle mi?
Az sahtekâr değilsiniz.
Öğretmenden örnek verelim: Uygunsuz bir faaliyetten ötürü okul veya o kurum suçlanabilir mi? Asla!
Bu suç bireysel ve nefsî bir durumdur.
Nefsine yenilen bir bireyin suçu; ne kurumun, ne unvanların ne de İslam’ın suçu olabilir.
Ama İslami bir kurumda bir kişi nefsine uyup hata yaptığında, hemen:
“Bak bunlar ahlaksız!” deniliyor.
Ulan pislik! Senin kinin o şahsa değil, İslam’adır.
Sürekli hacıyı, hocayı, Müslümanı diline dolamış bir insanı asla Müslüman olarak görmeyin. Görmeniz sizin lehinize değildir.
İslam’ın güzelliğini dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım.
Bakalım İslam’da olmayan hâllerin bazı bireylerde olması, İslam’ı bağlayacak mı?
İslam’da hırsızlık yoktur.
İslam’da faiz yoktur.
İslam’da zina yoktur.
İslam’da iftira yoktur.
İslam’da yalan yoktur.
İslam’da zulüm yoktur.
Ve daha niceleri yasaklanmışken, nasıl olur da bir bireyin nefsine yenilerek yaptığı hatayı hacıya, hocaya, makama, mevkiye ve kâinatın güneşi İslam’a yıkarız?
Önemli bir notu da unutmayalım:
İsmet sıfatı sadece peygamberlere mahsustur.
Herkes hata ve günaha düşebilir.
“Müslümanım.” deyip sürekli Müslümanlara dil uzatanlaradır sitemimiz.
Hangi renk olduğunuzu belli edin. İslam olduğunu iddia edip İslam’a saldırmak yanlış yoldur.
“Sizdeniz.” diyenlerle uğraşmaktan dışarı çıkamıyoruz.
Çünkü bizden olmayanın davası bellidir; o kişiden korkulmaz, adam açıkça söyler.
Ama “sizdeniz” deyip bize zulmedenler en tehlikelileridir; çünkü renklerini bilemiyoruz.
Zaten her zaman zarar ve fitne dışarıdan gelmemiştir.
Bizden görünüp bizden olmayandan gelmiştir.
İman eden tüm kardeşlerimize şunu söylemek istiyoruz:
Uyanık olun, uyanık!
Fitnecilerin dilinden saçılan fitnelere kanarak hareket etmeyin.
Hacı ve hoca bizim değerlerimizdir.
Hacılık ve hocalık makamını taşıyamayan kişiye de Rabbim hidayet etsin.
Çok güzel bir kıssa ile konuyu kapatmak istiyorum.
Sürçülisan ettiysek affola.
KISSA
Vaktiyle Bursa’da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte bir çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Bursa başkent… Osmanlı karışmış. “Bu nasıl fitnedir?” diye gitmişler kadıya şikâyete. Adam yakalanıp yaka paça huzura getirilmiş.
“Bu nasıl iştir? Dini İslam, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk hayrat diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Nedir bunun sebebi?” diye çıkışmışlar.
Adam:
“Müsaade buyurun, sebebi vardır. Lâkin ispat ister, delil şarttır…” demiş.
Kadı kızmış:
“Ne delili? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın. Katlin vaciptir!” demiş. Ama yine de merak etmiş:
“Nedir gerekçen?”
Adam:
“Bir tek Sultan’a derim.” demiş.
Söz Sultan’a gitmiş, adam saraya götürülmüş.
Padişah:
“De bakalım, bu nasıl iştir?” demiş.
Adam:
“Delilim vardır, lâkin ispat ister.” demiş.
“Ya delilin sağlam değilse?”
“O zaman boynum hükme kıldan incedir, Sultanım.”
“Sultanım, herhangi bir havradan bir hahamı sebepsiz tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…”
Dediği yapılmış. Azınlıklar ayağa kalkmış, kefil olmuşlar, elçiler gelmiş. Bir hafta sonra haham bırakılmış.
Sonra bir papaz için aynısı yapılmış. Tepkiler daha da artmış.
Son olarak Bursa’nın en sevilen âlimi, Ulucami imamı hutbe ortasında alınmış.
Bir Allah’ın kulu çıkıp da itiraz etmemiş.
Bir hafta geçmiş, soran olmamış.
Hatta dedikodular başlamış:
“Demek ki bir şey yaptı…”
“Biz de onu hoca bilirdik…”
Sonunda imam serbest bırakılmış.
Adam başını öne eğerek demiş ki:
“Ey büyük Sultanım, siz buyurunuz lütfen; böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?”
Sultan acı acı tebessüm etmiş:
“Hava bile haram… Hava bile…”
Ahmet Sağlam
YOK MU BU HACI VE HOCA
YOK MU BU HACI VE HOCA
Yayınlanma :
11.02.2026 18:01
Güncelleme
: 11.02.2026 18:01
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: