İZMİR’İN BİLİNMEYEN TARİHİNE KATKIDA BULUNAN SERGİ
“CASUSLUKTAN MÜNZEVİLİĞE SIRA DIŞI BİRp VATANSEVER”
FUAT MENSİ DİLEKSİZ
Pİzmir Kalkınma Ajansı, “bilinmeyeni öğretmek, unutulanı hatırlatmak” yönünde ciddi çalışmalar yapmaktadır.
Ebüzziya Ailesi, öncü bir fotoğrafçı Fahrettin Paşa, Medine Müdafii Fahrettin Paşa, hanedandan bir ressam Abdülmecid Efendi, Hoca Ali Rıza, Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonu, “Su Güzeli İstanbul Sebilleri”, Süheyl Ünver’in defteri, Eren-Bedri Eyüboğlu, “Yüzüncü Yılında Gaziantep’e Selam”, vefatının 75. yılında Mehmet Ali Laga gibi konularda; asker ressam ve monografi yazarı Ömer Faruk Şerifoğlu’ndan yararlanılarak sergiler hazırlanmıştır. Bu kapsamda İZKA, İzmirli ressam ve heykeltıraş Fuat Mensi Dileksiz için de sergi ve katalog hazırlanmasını talep etmiştir.
İzmir’in 1914-1918 dönemi, 370 yıllık gazi kalesi Sancakkale, İzmir Körfezi bataryaları, Karantina Adası ve Menteş’teki meçhul asker mezarları gibi bilinmeyen konular arasında Fuat Mensi’nin Mehmetçik heykeli de yer almaktadır.
Fuat Mensi, 1880 yılında İzmir’de doğdu. Selanik’te Türkçe yayın yapan Asır gazetesinde ressamlık yaptı. İttihat ve Terakki Partisi’ne katıldı.
Yunanistan, Bulgaristan, Sırbistan ve Makedonya’da çetecilerle savaştı; Osmanlı Türklerinin namus ve şerefi için mücadele etti. Papaz kıyafetiyle Aynaroz Manastırı’na girdi ve Kaptan Yorgi çetesinin yok edilmesini sağladı. İskenderiye’de atölye açtı.
1911 yılında İtalya’nın Trablusgarp’a saldırısı üzerine Derne’ye gitti. İtalyan güçlerine karşı savaştı, yaralandı ve Mısır’da tedavi gördü. İyileştikten sonra Türk çetelerine erzak ve cephane taşıdı.
Trablusgarp’ta Türk ordusuna ait 27 bin altın lirayı ve kıymetli evrakları deve kervanı ile kaçırarak Sina’daki Osmanlı birliklerine teslim etti. Bu süreçte İngilizlere yakalandı.
Birinci Dünya Savaşı başlayınca İngilizler İskenderiye’deki evini bastı; tutuklanarak Malta Adası’na sürgüne gönderildi. Daha sonra İzmir’e geldi ve görev istedi. İzmir Poligon Kumandanlığında görevlendirildi. Bu sırada Çanakkale Deniz Savaşı kazanılmış, tüm yurtta büyük bir sevinç yaşanmaktaydı. Bu duyguyla Mehmetçik heykelini yaptı. Günümüzde Deniz Er Eğitim Taburu’nun bulunduğu Poligon sahasında, Şehzade Paşa Köşkü’nün yer aldığı alana dikilen bu heykel, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in yaşadığı Yunan işgali sırasında yok edildi.
Yunan ordusu, İzmir’de olduğu gibi Lüleburgaz Zafer Çeşmesi üzerindeki Osmanlı armasını ve ayyıldızı da kazıdı.
Fuat Mensi, işgal yıllarında Kemalist örgütlenme içinde yer aldı. Kemeraltı Caddesi’nde, Eczane-i Osmani üzerinde atölye açarak resim ve heykel çalışmalarını sürdürdü.
Kurtuluştan sonra İzmir Valisi Kazım Dirik Paşa’nın isteği üzerine 1925 yılında Atatürk heykelinin yapımında İtalyan heykeltıraş Canonica’ya yardım etti. Heykelin alçı kalıbını döktü; Canonica ise tunç dökümünü gerçekleştirdi. Çalışmalarına bir süre İtalya’da devam etti. Yurda dönüşünde İzmir ve çevresinin doğal güzelliklerini tuvallerine yansıttı. Hayatının son döneminde Tire’de inzivaya çekildi.
İzlenimci anlayışla yaptığı peyzaj ve doğa resimlerinin yanı sıra heykel sanatıyla da yoğun biçimde ilgilendi.
Hâlen İzmir Millî Kütüphanesi’nin üst katında sergilenen Vidinli Tevfik Paşa ve İzmir Valisi Rahmi Bey’in büstlerini de yaptı. 1965 yılında Tire’de vefat etti.
Ömer Faruk Şerifoğlu, Fuat Mensi’nin en geniş biyografisini yazan ve kayıp mezarını bulan Yılmaz Göçmen’den, ayrıca torunu İnanç Hürtürk’ten yararlanarak “Casusluktan Münzeviliğe Sıra Dışı Bir Vatansever” adlı sergiyi açtı. Varlığı bilinen ancak hakkında yeterli bilgi bulunmayan Mehmetçik heykeline dair önemli bilgilere ulaşıldı.
Serginin açılışını yapan İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’a, izleyiciler tarafından şu talep iletilmiştir:
“Sayın Valim, bu güzel ve anlamlı Mehmetçik heykeli yeniden yaptırılsın ve dikildiği yere konulsun.”
Fuat Mensi’nin Türk sanatına armağan ettiği, Türk kahramanlığının simgesi olan Mehmetçik heykeli gibi, Mehmet Ruhi Arel’in “Düşman Kaçtıktan Sonra” adlı tablosu da aynı ruhu yansıtmaktadır.
Serginin açılmasını sağlayan İZKA Genel Sekreteri Mehmet Yavuz’a, İnanç Hürtürk’e, Türkerler’e ve açtığı sergi ile yayımladığı kitapla Türk tarihine değerli katkılar sunan Sayın Ömer Faruk Şerifoğlu’na teşekkür ediyoruz.
CELAL ÖCAL
Yorumlar
Kalan Karakter: