Her aile bir bütçe yaptığı gibi devletler de KVP, OVP ve UZP yapar.
Son 10 senede maalesef OVP (Orta Vadeli Plan) ve uzun vadeli planlar sağlıklı şekilde yapılamadı.
Acı ama gerçek;
İhracatı ithalata dayalı hale getirdik.
“Sıcak para girsin de ne olursa olsun” dedik. Bazı dış güçlere “Siz sıcak parayı getirin, tahvil alın; biz kuru sabit tutacağız” dedik.
Hatırlayın; pandemi sonrası akla ziyan KKM sistemi denilen, tek amacı kuru baskılamak olan bu sistemle milyonlarca doları harcayarak hazineyi zayıflattık, rezervleri erittik.
Talep enflasyonunu kendimiz yarattık; düşük faiz, sabit kur ve yüksek enflasyonu tercih ettik.
Bugün plastik ham maddesini İran’dan karşılıyoruz ve Petkim’in zor süreçten geçmesinin yegâne sebebi de budur. İhracatçının, dövizin olması gereken seviyede olmaması nedeniyle rekabet gücünü yok ettik ve ham maddeyi ithal etmek zorunda kaldık. Zira tarımdan sanayiye kadar ham maddeleri, yarı mamulleri ithal ettik; bu ülkede mısırı bile ithal ettik.
Enflasyon; Şimşek’in ek vergilerine, İçişleri Bakanlığı’nın trafik cezalarına, enflasyonun altında yapılan zamlara ve TÜİK verilerine rağmen düşmedi. Hissedilen enflasyonun yüksek olmasına, esnafın, işçinin, memurun ve emeklinin artık kemer sıkacak delik bulamamasına rağmen enflasyon maalesef düşmedi, sadece frenlendi.
Ancak; İran–ABD savaşının 20 günü geçmesiyle çekilen bunca çile ve verilen emek heba olacak gibi görünüyor. Çünkü hazinenin bütçe durumu ortada. Son 5 yılda faiz giderleri bütçede ciddi açıklar oluşturdu. Hatta bu faiz giderleriyle, 2002–2026 yılları arasında yapılan bölünmüş yollar kadar yol yapılabilecek büyüklükte bir kaynak söz konusu.
Evdeki hesap çarşıya uymadı...
Bakkal dükkânı işleten bir esnaf bile gelir-gider hesabı yapar. Gelir gideri karşılamıyorsa, yapılan hasılat nereye gidiyor diye bakar; ya açığı bulur ya da raflara dadanmış hırsızı ortaya çıkarır.
Selametle,
Ümit Aydın
Yorumlar
Kalan Karakter: