Yasal Olan Her Şey Helâl Değildir
Toplumda sık sık görürüz ki kimi insanlar mesleklerinin ağırlığını omuzlarına bir sorumluluk olarak değil, bir fırsat olarak yükler. Ne yazık ki bazı avukatlar da bunun en uç örneğini oluşturuyor. Sırf para kazanmak için her dosyaya saldıran, gerçeği bulmak yerine gerçeği eğip bükmeye çalışan, adaleti yanıltmak adına türlü hilelere başvuran bir kesim var.
Dava ne kadar uzarsa, masraf ne kadar artarsa, müvekkilin çaresizliği ne kadar büyürse, o avukat için o kadar kazanç demek…
Peki ya ahlak?
Peki ya vicdan?
Kanuna uygun olmak, her zaman ahlaka uygun olmak değildir. Yasal olan her şey meşru değildir; meşru olan her şey de helâl değildir. Bir insanın hukukun boşluklarını kullanarak haklıyı haksız gösterebilmesi, onu iyi bir avukat yapmaz; sadece sistemi suistimal eden bir fail hâline getirir.
Ben bir avukat tanıdım…
Yalan yönlendirmelerle dosyaları uzattıkça uzatan, karşı tarafın hayatını zora sokarak kendi kazancını büyüten… Hırsla hareket eden, adalet arayan insanların umudunu kıran…
Bu mudur adaletin savunuculuğu?
Bu mudur hakkın, hukukun namusu?
Asıl olan, mahkemede dava kazanmak değil, hakkın helâl edilmesidir. Zira helâlleşmek, bir insanın vicdanıyla yüzleşmesinin en temiz hâlidir. Hâkimin kararından önce, insanın kendi içindeki adalet terazisini düz tutabilmesidir.
İflas eden kardeşinin malını ucuza kapatmayı başarı sayan, borçlunun düştüğü zor hâli kendi çıkarına çeviren, hukuku bir ticaret alanına dönüştüren her tavır yasal olsa da helâl değildir. Çünkü hak, her zaman mahkeme salonlarında değil; çoğu zaman insanın vicdanında karara bağlanır.
Bu noktada Alev Alatlı’nın sözleri meselenin özünü en berrak hâlde ortaya koyuyor:
“Aslolan, hakkın helâl edilmesi, helâlleşmek olmalıdır. Her yasal hak helâl değildir ve olamaz!”
İşte bu cümle, bugünün adalet anlayışına düşen en büyük nottur.
Kanunlar insan yapımıdır; boşlukları, yorum farkları, eksiklikleri vardır. Vicdan ise ilahî bir düzen gibi kusursuzdur. Kanunların yetmediği yerde ahlak konuşmalıdır. Çünkü toplumları ayakta tutan şey sadece hukuk değil, hukukun temelindeki insanlık anlayışıdır.
Ahlakı olmayan bir hukuk zulmün kılıfıdır.
Ahlakı olan bir hukuk ise adaletin ta kendisidir.
“Haksızlığa uğrayanların ahı yerde kalmaz. Allah adaletin şaşmaz terazisidir. Zalimliği meslek edinmiş olanı kendi zulmüyle baş başa bırakır. ‘Allah, Kahhâr adı hürmetine, adalet terazisini bozanları kahretsin’ deriz ve elimizden geleni yaparak gerisini O’na havale ederiz.
Hakkı savunanların yolu açık, vicdanı temiz olanların akıbeti hayırlı olsun. Allah’a ısmarladık…”
Aydın Benli
Siyaset Bilimci-Yazar
Yorumlar
Kalan Karakter: