KAHRAMAN BAŞSAVCI EBRU CANSU
Gülistan Doku…
Hayatının baharında, hayata sımsıkı tutunmuş bir genç kız! Ama 5 Ocak 2020’de bir anda ortadan kayboldu.
Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisiydi. Aslen Diyarbakırlıydı. Hayalleri vardı! Geleceğe dair umutları vardı! O soğuk cümle kuruldu “Kızınız intihar etti, gidin.”
Bir ailenin yüreğine saplanan bu söz, yıllardır dinmeyen bir acının başlangıcı oldu. Ama ailesi başından beri buna inanmadı.
“Kızımız öldürüldü, üzeri örtülüyor” diyerek hak arayışlarını sürdürdüler.
Yıllar geçti, dosya kapatılmadı belki ama adeta tozlu raflara kaldırıldı. İddialar ise her geçen gün daha da ağırlaştı.
Delillerin karartıldığına dair şüpheler ayan beyan ortadaydı. Bazı kayıtların silindiği iddiaları, soruşturmanın özellikle “intihar” ihtimali üzerinde yoğunlaştırıldığına dair eleştiriler, dosyayı kapatma çabaları ve kamuoyunun zihninde tek bir soru Gülistan Doku’ ya ne oldu?
İşte tam bu noktada bir isim öne çıktı, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu.
Her şey, 2022 yılında müdafi avukatının kapısına bırakılan, daktilo ile yazılmış bir notla yeniden gündeme geldi. Dosya yeniden tartışılmaya başlandı.
2024 yılında HSK kararıyla Tunceli’ye atanan Ebru Cansu, göreve gelir gelmez bu karanlık dosyayı devraldı. Onun yaklaşımı farklıydı. Bu dosyaya sadece bir soruşturma olarak bakmadı.
“Bir başsavcıdan önce ben bir anneyim. Gülistan benim de kızım. Bu yola başımı koyarım, Gülistan’a ne olduğunu bulacağım.”
Bu söz, sıradan bir açıklama değil, bir kararlılıktı. Hemen özel bir ekip kuruldu. Gülistan’ın kaybolduğu günlere ait 700 saatlik kamera kayıtları ve plaka tanıma sistemi verileri bizzat incelendi. Dönemin Tunceli valisinin arama çalışmalarını yanlış yönlendirdiği yönündeki iddialar da mercek altına alındı.
Dosya artık yeniden açılmış değil, yeniden yazılmaya başlanmıştı. Gülistan’ın ailesi yıllardır aynı cümleyi kuruyordu “Gerçeği istiyoruz.”
Bugün, o gerçeğin peşinde kararlı bir irade var.
Peki kimdir Ebru Cansu?
4 Temmuz 1976’da Çorum Alaca’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara Özel Yükseliş Koleji’nde, lise eğitimini Özel Antalya Koleji’nde tamamladı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 2001 yılında mezun oldu. Yaklaşık 13 yıl avukatlık yaptıktan sonra savcılığa geçti. İstanbul’da Cumhuriyet savcısı olarak görev aldı, ardından Denizli Çameli’nde görev yaptı. 2022’de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcısı oldu. 2024 yılında ise Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandı.
Onu farklı kılan sadece kariyeri değil, zor dosyalardan kaçmayan cesareti.
Tarih, cesur kadınları unutmaz.
Nene Hatun’u unutmadı.
Şerife Bacı’yı unutmadı.
Bugün de adalet için mücadele eden kadınları yazıyor. Gülistan Doku dosyası yalnızca bir kayıp vakası değildir. Bu dosya, adaletin üzerinin örtülüp örtülemeyeceğinin sınavıdır.
Benzer acılar başka dosyalarda da yaşanıyor.
Rojin Kabaiş cinayeti gibi!
Orada da beklenti aynı, delilleri karartan, gücünü kötüye kullanan kim varsa ortaya çıkarılsın.
Çünkü adalet, güçlü olanı koruduğunda değil, gerçeği ortaya çıkardığında anlam kazanır.
“Eylül-Cumhuriyet Savcısı” romanımda bir kadın savcıyı anlatmıştım. Eylül Romanımda savcı Diyarbakırlıydı, burada kurban Diyarbakırlı ama hayat bazen romandan daha çarpıcıdır.
Eğer Ebru Cansu’nun bu mücadelesi romanlaştırılsa… İnanın, onlarca cilt yetmez. Çünkü bu hikâye sadece bir savcının değil, karanlığa karşı yürüyen bir vicdanın hikâyesidir. Allah'a ısmarladık hoşça kalın.
Aydın Benli
Siyaset Bilimci- Roman Yazarı
Yorumlar
Kalan Karakter: