ADİLCEVAZ’DA OKULUN HUZURU, TOPLUMUN HUZURUDUR
Adilcevazküçük bir yer olabilir; ama meselelerimiz küçük değildir. Çünkü okulda yaşanan her sorun, doğrudan toplumun geleceğine yazılır. Bugün sınıfın içinde kaybedilen otorite, yarın sokağın ortasında karşımıza çıkar. Bu yüzden artık açık konuşmanın ve gecikmeden tedbir almanın zamanıdır.
Son dönemde okullarda hissedilen en belirgin sorunlardan biri, disiplinin zayıflamasıdır. Öğretmen, sınıfa sadece ders anlatmak için değil, aynı zamanda düzeni sağlamak için girer hâle gelmiştir. Oysa eğitim, sürekli bir mücadele alanı değildir. Eğitim; güvenin ve saygının zemininde yükselir.
Bugün bazı öğrenciler, sınır tanımayan bir rahatlık içinde hareket edebiliyor. Öğretmenine karşı saygı sınırlarını zorlayan, okul kurallarını önemsemeyen, yaptığı davranışın bir karşılığı olmayacağını düşünen bir anlayış giderek yaygınlaşıyor. Bunun en temel nedeni ise disiplin mekanizmalarının etkili şekilde işletilememesidir. Kuralların olduğu ama uygulanmadığı bir sistem, en tehlikeli sistemdir. Çünkü orada düzen değil, keyfilik hâkim olur.
Adilcevaz gibi sosyal bağların güçlü olduğu bir yerde, ailelerin rolü çok daha belirleyicidir. Ancak burada da ciddi bir kırılma yaşanıyor. Çocuğunun hatasını görmek yerine her koşulda onu savunan, öğretmeni sorgulayan bir yaklaşım, eğitim sürecini zora sokuyor. Oysa gerçek sevgi, hatayı örtmek değil; hatayı düzeltmek için birlikte hareket etmektir. Çocuğa sınır koymayan aile, aslında onu hayata karşı savunmasız bırakır.
Eğitimci cephesinde ise tablo ağırdır. Öğretmen, hem öğrenciyi yetiştirmeye hem de kendini korumaya çalışmaktadır. Şikâyet mekanizmalarının kontrolsüz kullanımı, öğretmeni sürekli baskı altında hissettirmektedir. Bir yandan saygı talep eden, diğer yandan destek görmeyen bir yapı sürdürülebilir değildir. Öğretmenin itibarı zedelenirse, eğitimin temeli sarsılır.
Bir başka gerçek de şudur: Okul güvenliği sadece büyük şehirlerin meselesi değildir. Adilcevaz’da da her okul, her öğretmen ve her öğrenci güven içinde olmayı hak eder. Bu konuda “bizde olmaz” rahatlığı, en büyük yanılgıdır. Tedbir, olay yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce alınır.
Artık meseleye duygusal değil, kararlı bir iradeyle yaklaşmak zorundayız:
Okullarda disiplin süreçleri net ve gecikmeden uygulanmalıdır.
Öğrenci davranışlarının bir karşılığı olmalı, yaptırımlar caydırıcı hâle getirilmelidir.
Veliler, eğitim sürecinin paydaşı olduklarını unutmamalı; öğretmenle karşı karşıya değil, yan yana durmalıdır.
Eğitimcilere yönelik her türlü olumsuzlukta güçlü bir idari ve hukuki destek sağlanmalıdır.
Okul güvenliği konusunda asgari standartlar tavizsiz şekilde uygulanmalıdır.
Unutmayalım; Adilcevaz’ın geleceği bugün sınıflarda şekilleniyor.
Saygının olmadığı yerde başarı, disiplinin olmadığı yerde huzur olmaz.
Bugün görmezden geldiğimiz her sorun, yarın büyüyerek karşımıza çıkar.
Bugün sahip çıkarsak, yarın gurur duyarız.
Çünkü mesele sadece okul değil; mesele bir neslin nasıl yetişeceğidir.
Hakan Baloğlu.
Yorumlar
Kalan Karakter: