ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
İnsanlara çok değer verdiğim doğrudur. Onlarca kere beni yanıltmış olsalar da ben onlar için değil, insan olduğum için böyle davranıyorum derim hep. Sizler de öyle yapmaz mısınız? Belki onlarca kere şans vermişsinizdir ama ilk seferde kesip atmazsınız, değil mi?
Ben istemesem de defalarca teklifte bulunup en son anda vazgeçen AK Partililer beni hüsrana uğrattı. Bazı kendini bilmezler makam istediğimi düşündüler. Halbuki böyle bir isteğim olsaydı, 2012 yılında “partinin birliği, beraberliği” diyerek başkanlıktan çekilmez ya da 2014 yılında teklif edilen meclis üyeliğini kabul ederdim.
Beni bu raddeye getiren olayı merak edenler oldu. Yazıp yazmamakta çok kararsız kaldım. Lakin yazmak, içimdekileri anlatmak yükümü hafifletti.
“Çok fazla anlam yüklemeyin” dedim. Kime mi? Sevip değer verdiklerinize…
Bunu defalarca ağladıktan sonra anladım. Her seferinde “Bunda da vardır bir hayır” dedim. Karşınızdaki vekil olunca daha fazla anlam yüklüyorsunuz. Dışarıdan bakılınca her şeyi istedikleri gibi hallediyorlar sanıyoruz. Ama onların ne kadar sorumluluk altında olduğunu, ne kadar çok insanla uğraştıklarını unutuyoruz.
Peki, onlar bu işleri yaparken makamın, gücün etkisine kapılıyorlar mı? Bence kapılıyorlar.
Neden mi?
“Tamam, hallederim. Sana yapmayacağız da kime yapacağız?” demek onlar için kolay olabilir. Ama karşıdaki insanı umuda sokup bekletmeleri…
Annemin vefatından sonra abim hayattan elini eteğini çekti. İltihaplı romatizması vardı. Sigarayı fazla içtiği için ciğerleri enfeksiyon kapmaya başladı. Annem yaşarken her işini gören abim, bir anda adeta bir bebeğe dönüştü.
İki kardeş olarak abime bakmaya başladık. Kardeşim acilde çalıştığı için iki gün evde, iki gün işte oluyordu. Bu şekilde abime bakmak biraz daha kolaylaşıyordu. Geceleri ben yanında kalıyor, gündüzleri kardeşim ilgileniyordu.
Açıkçası ilk başlarda neye uğradığımızı anlamadık. Koskoca adam, çocuk gibi olmuştu. Her ihtiyacını biz karşılıyorduk.
Kardeşim 8 yıldır acilde her türlü zorluğa rağmen çalışırken, bir anda alınan bir kararla polikliniğe geçirildi.
Abimin hasta olduğunu ve ona bizim baktığımızı ve acilde kalmak istediğini belirten bir dilekçe yazdık.
Bizden Vasi belgesi istediler. Bizde
başvuru yapmıştık ama mahkeme hemen sonuçlanacak bir süreç olmadığını beyan ettik.
Dolayısıyla tanıdığım bir AK Parti ilçe başkanından yardım istedim. Bir süre bekledim ama sonuç çıkmadı.
Daha sonra tanıdığım bir vekili aradım. Danışmanları, “Abla, senin işini yapmayacağız da kimin işini yapacağız?” dedi. Sevindik tabii ve bekledik…
“Bugün, yarın” derken iki ay geçti.
Baktım olmadı diğer tanıdığım vekil ile konuştum. “Sen ısrar etmiyorsun, o yüzden işin geri kalıyor. Çekinme, söyle” dedi. Söyledim, mesaj attım. “Kardeşimi tekrar acile verin, abimin bakımı için” dedim.
Bu arada abim 36 kiloya kadar düştü. Artık çocuklarımız da bize yardımcı olmaya başlamıştı. Gözümüzün önünde başka insanların yerleri değiştirildi. Ama bu kadar tanıdığımız olmasına rağmen biz işimizi halledemedik.
Müdür bey ile görüştük. Kendisi torpille gelmesine rağmen bizim yardım için aradığımız kişilerden rahatsız oldu.
Tüm çabamız abimize daha iyi bakabilmek için milletin vekili olan kişilerden yardım istemekti. Doğrusu bu değil midir seçilen bu kişilerin halkın yardımına koşması yardım taleplerimizi dinleyip yol göstermeleri...
Bu arada biz iki kardeş, bütün zorluklara rağmen abime elimizden geldiğince bakmak için çaba gösterdik. Ama söz verip de yerine getirmeyenler bizi kaybetti.
Kadere karşı çıkamıyorsun ama bizim elimizden abimle geçireceğimiz zamanı çaldılar.
Şimdi çalışmaktan hiç bir zaman gocunmayan kardeşim poliklinik de çalışmaya ve yapılan haksızlıkları görmeye devam ediyor.
Abimin vakti saati gelince bu dünyadan göçtü…
Dedim ya;
Vekil de olsa, çok fazla anlam yüklemeyin.
Aydan Kurt
Yorumlar 4
Kalan Karakter: