İSTİFA ETTİM Part 2
“İstifa ediyorum” başlıklı yazımdan sonra öyle güzel mesajlar aldım ki…
Bir yanım hüzünlendi, bir yanım mutlu oldu.
Öncelikle başsağlığı dileyen, koşulsuz şekilde yanımda olup beni destekleyen herkese yürekten teşekkür ederim. Bir iki olumsuz eleştiri elbette oldu. Belki arkamdan çok daha ağır sözler de söylenmiştir. Geldiğim noktada, herkese saygı duyuyorum.
Ben teşkilatları; partilerini halka anlatan, halkın istek ve şikâyetlerini üstlerine bildirip çözüm üreten kurumlar olarak düşünürdüm. Ancak işin içine girince durumun dışarıdan göründüğü gibi olmadığını anlıyor insan. Bu yüzden
AK Parti sevdalısı olanlara hep şunu söyledim "Dışarıdan sevmek daha güzel"
İstifa ettikten sonra teşkilatla bağlantısı olan tek bir kişi bile “Neden?” diye sormadı. Çevremden birkaç kişi, bazı insanları kendime düşman etmemem konusunda uyarıda bulundu. Elbette beni düşündükleri için söylediler. Ama ben de şunu söyledim: Eğer dost olsalardı, zor günümde yanımda olurlardı.
Bu yazıyı, istifa sebebimi soranlar için kaleme alıyorum.
Dışarıdan bakıldığında, yıllarca teşkilatta görev almış; hatta makam ve mevki için çabalamış biri gibi düşünüldüm. Oysa yıllar boyunca uğradığım haksızlıklara karşı sesimi çıkarmadım. Şimdi sadece birkaç örnek paylaşacağım.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim: Hiçbir dönem AK Parti’de Kadın Kolları Başkanlığı ya da yönetimle ilgili bir talebim olmadı. Aksine, teklif hep karşı taraftan geldi. Fakat her seferinde son anda listeden çıkarılan ben oldum.
2008 yılında Karabağlar Kadın Kolları’nda kurucu üye olarak görev aldım. 2012 yılında Kadın Kolları Başkanlığı için teşkilat tarafından önerildim. Ancak o dönemki ilçe başkanı K. Bey'in beni istemediğini fark ettiğimde, partinin birlik ve beraberliğini düşünerek adaylıktan çekildim ve başkanlığı adeta altın tepside B. Hanıma sundum.
Meğer mesele memleket değil, menfaatmiş.
Bu fedakârlığımın karşılığında ilçe yönetimine yazılacağım söylendi. Fakat kongre günü ismim yine silindi. Ben ise “kişilerden dolayı partiye küsülmez” diyerek yoluma devam ettim.
2013 yılında İzmir Kadınlar Birliği Derneği’ni kurmaya çalışırken, bir yandan da partideki çalışmalarımı sürdürdüm. Derneğin açılışı için ilçe başkanına davetiye verdiğimde, yönetim kurulunda “O açılışa kimse gitmeyecek” talimatı verildi. Ve açılış günü, AK Parti Kadın Kolları’ndan ihraç edildim.
Yıllar boyunca düşmanımı bilmeden, arkamdan kuyu kazanlarla mücadele ettim. Ama en güzel cevabı ben ve arkadaşlarım verdik: BAŞARI. ..
Bu süreçte telefonlarla, mesajlarla bana anlatılan onlarca olay oldu. Eğer magazin habercisi olsaydım, günlerce konuşulacak manşetler atabilirdim. Ama şunu özellikle belirtmek isterim: Bu yaşananlar sadece bir partiye özgü değil. Tüm partilerde benzer durumlar yaşanıyor. Ve bunlar sadece benim başıma gelmedi.
Yıllarca uğradığım haksızlıklara rağmen “bana yakışmaz” diyerek sustum. Ancak abimin vefatı sürecinde yaşadığımız haksızlık, benim kırılma noktam oldu. Ne abim geri gelecek, ne de yaşadıklarımız silinecek.
Abim ile ilgili yaşadığım haksızlığı bir daha ki yazımda sizler ile paylaşacağım
Ben kadınların sesi olmaya devam edeceğim.
Arkamda sessiz çığlıkların olduğunu bilenler, bilmeyenlere anlatsın.
Ben o kadınlar için zorluklara katlandım.
Ömrüm yettiğince de onların sesi olacağım.
Aydan Kurt
Yorumlar
Kalan Karakter: