MEMLEKET SEVDALILARINA…
İşim gereği kadınlarla iç içeyim. Biz kadınlar sohbet etmeyi severiz; sohbetlerimizde eşlerimizden bahsettiğimiz kadar çocuklarımızdan da konuşuruz. Hele ki konu çocukların eğitimiyse, herkesin söyleyecek bir sözü vardır. Çoğu zaman şu cümleyi duyarım:
“Benim yaşadıklarımı onlar yaşamasın.”
Bu cümle çok kıymetli. Ama gelin dürüst olalım; bu sözü söyleyen her on kadından yalnızca üçü gerçekten gayret gösteriyor. Çocuklarını okul dışındaki kurslara, spora, kültürel etkinliklere götürüyor; onların gelişimi için elini taşın altına koyuyor.
Sohbetlerimizde sıkça şu yakınmaları duyarım:
“Sabah erkenden kalktım, çocuğu okula götürdüm.”
“Öğleden sonra kursu vardı, sonra spora yetiştirdim.”
“Çok yoruldum, kendime hiç vakit kalmadı.”
Bir de özel gereksinimli çocuğu olan annelerin telaşı vardır:
“Acele etmeliyim, servis gelecek, çocuğumu alacak.”
Eskiden özel çocuklarımız için okullar sayılıydı. Bugün Karabağlar’da bile iki ayrı okul var. Aynı şekilde, üstün zekâlı çocuklarımız için açılan özel okullar da mevcut. Peki ya okula gitmek istemeyen çocuklarımız?
Bu çocuklar çoğu zaman aile içi şiddet, ekonomik sıkıntılar, çevre baskısı, kötü alışkanlıklar gibi sorunlarla mücadele ediyor. Okula gitmek istememeleri bir “isteksizlik” değil; çoğu zaman bir “çığlık”.
Tam da bu noktada Karabağlar İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün hayata geçirdiği “Okul Dışı Etkinlikler” projesi devreye giriyor. Spor, tiyatro, toplum hizmeti, okul gazetesi gibi etkinliklerle çocuklar okulda kendilerini değerli ve mutlu hissediyor. Bu sayede özgüvenleri artıyor, suça karışma oranları azalıyor, aile bağları güçleniyor. Fiziksel ve zihinsel gelişimleri desteklenirken en önemlisi, okula aidiyet duygusu kazanıyorlar.
Her çocuk aynı değildir; her çocuğa aynı yöntemle ulaşamazsınız. Kimi sporla, kimi sanatla, kimi sorumluluk alarak hayata tutunur. Bu projede yetkili öğretmenlerin takibi, devamlılık ve ailelerin sürece dâhil olmasıyla sağlam bir sistem kuruluyor.
Sonuç mu?
Sadece akademik başarı değil; ahlaklı, köklerine sahip çıkan, topluma faydalı bireyler yetişiyor. Yürütülen çalışmaların yanında bir diğer önemli proje ise “Akran Nezaketi Projesi”dir. Bu projede her ay somut bir değer ele alınmaktadır. Örneğin Aralık ayında sorumluluk teması işlenmekte; bir öğrencinin, arkadaşının matematikte anlamadığı bir konuyu öğrenebilmesi için sorumluluk alması teşvik edilmektedir.
Öğrenme yalnızca sınıf içinde kalmaz; sınıf dışında da devam eder. Okul bahçesinde oynanan yakan top, akıl oyunları ve hep birlikte çekilen halaylarla çocuklar; ders içinde zihinsel, ders dışında fiziksel aktivitelerle karakter gelişimi kazanır.
Bu çalışmaların temel amacı, okul kültürünü güçlendirmek; nezaketin, sorumluluğun, saygının ve paylaşmanın çocukların hayatında doğal bir davranış biçimine dönüşmesini sağlamaktır. Karabağlar’da okullarda gerçekten çok güzel işler yapılıyor. Ben yalnızca iki tanesinden bahsettim; ancak köklerden geleceğe uzanan büyük bir değişim söz konusu. Tarihimiz, medeniyetimiz ve maneviyatımız gibi toprağa sımsıkı tutunan köklerimiz var. Diğer tarafta ise bu köklerden aldığı güçle geleceğe, bilime, teknolojiye ve gökyüzüne uzanan bir eğitim modeli…
Bu vizyonun mimarı, Karabağlar İlçe Millî Eğitim Müdürü Sayın Aydın Yüzbaşıoğlu’dur. Kendisini Tire İlçe Millî Eğitim Müdürü olduğu dönemde tanıma fırsatım olmuştu. Karabağlar’a geldiğini duyduğumda gerçekten çok sevindim; çünkü buraya değer katacağını biliyordum. İşin açıkçası, biraz da kendime benzetiyordum.
Ben kadınlara yetişmeye çalışırken, o geleceği inşa edecek çocuklara yetişmeye çalışıyor.
Memleketimizin; liyakatli, işini severek yapan, makamdan değil kendinden güç alan insanlara ihtiyacı var. Hayata iz bırakacak insanlara ihtiyacımız var. Aydın Bey, yaptıklarıyla bu izi bırakmaya başlamış durumda.
Bu yazımı, Aydın Bey gibi memleket sevdalılarına ithaf ediyorum.
Aydan Kurt
Yorumlar
Kalan Karakter: