OYUNLAR…
Yazılarımı merakla bekleyen bir kitlenin olması beni mutlu ederken, daha önce yazdıklarımdan farklı konulara değinmek zaman zaman beni huzursuz da ediyor. Ben her zaman pozitif olup kadınlara yönelik yazılar yazan biriydim. Hayatımda yaşadığım bazı sıkıntıları ve siyaseti kaleme almak ise aslında benim tarzım değil. Zira bazıları daha sert söylemler bekliyor; diğer yandan üzüntüyle, “Gerçekten bunları yaşadın mı?” diye soran, her daim yanımda olduklarını hissettiren insanlar da var.
Bugün sizleri biraz çocukluğunuza götürmek istiyorum. Çevremdeki kadınlarla sohbet ederken onlara sordum: “Çocukken sokakta hangi oyunları oynardınız?” Körebe, saklambaç, yağ satarım bal satarım, uzun eşek, yakan top, voleybol… Bu oyunları konuşurken hepimiz çocukluğumuza döndük. Arada birkaç kadın ise, “Ben hiç sokakta oyun oynamadım ki.” dedi. “Kardeşlerimin annesi oldum ya da tarla işinde çalıştım.” diye eklediler.
Tüm bu oyunlarda ve yaşananlarda hep bir masumiyet vardı. Zehra çok güzel bir söz söyledi: “Farklı yörelerden kadınlar olsak da oyunlarımız hep aynı.” Mahalle aralarında oyun oynarken herkes akşam ezanı okunmadan evde olacağını bilirdi. Anneler çocuklarının kaçırılma korkusunu yaşamazdı. Kızlar ve erkekler kardeş gibiydi. Kimse kimsenin arkasından kuyu kazmazdı.
Şimdi geldiğimiz noktada sokaklarda rahatça oynayan çocuklar neredeyse kalmadı. Evlerde tablet ve bilgisayar karşısında büyüyen bir nesil var. Büyüdükçe her şey değişiyor: yalanlar, dedikodular, arkadan çevrilen işler…
Bunu düşünürken 2021 yılında yaşadığım bir an geldi aklıma. Karabağlar İlçe Başkanı bir kongreye gidecekti ve beni arayarak, “Abla, seni yönetimde görmek istiyorum.” dedi. Bana daha önce de bu tür teklifler yapılmıştı; ancak son anda ismim listelerden çıkarılmıştı. Bunu kendisine de söyledim. O da, “Senin kıymetini bilememişler. Partimize katkın büyük olacak, kadınların sesi olacaksın. Bu kez seni listeye yazacağım.” dedi. Fakat o dönem Kadın Kolları Başkanı olarak görevde olan hanımefendi, beni kendine rakip gördüğü için ismimin listeye yazılmamasını istemiş. Bunun üzerine tabiri caizse kulis yaparak ilçe başkanıyla görüşmeler sağlamış. Bu durumun en trajik kısmı ise tüm bunları bir milletvekilinden öğrenmiş olmam. Konu sadece ilçede kalmamış, farklı mecralara da gitmiş. Gitmesinin tek nedeni ise o dönemki ilçe kadın kolları başkanının açıkça kıskançlığıymış.
Tüm bunları öğrendikten sonra ne yaptığımı merak etmiş olmalısınız. Ne mi yaptım? Hiçbir şey. Sadece Allah’a havale ettim. Çünkü gün gelecek, alınan ahlarım karşılarına çıkacaktı. Onlar arkadan oyunlar oynarken ben yoluma devam ettim, üzüntümü içime attım, kimseye belli etmedim. Şunu da not etmek isterim: Zaman içerisinde ilçe başkanı beni arayarak helallik istedi.
Bu yaşadığım, sadece o an aklıma gelen bir anıydı. Tüm bunları yaşayınca insan, keşke çocukken oynadığımız oyunlardaki masumiyet büyüdüğümüzde de bizimle kalsaydı, diyor.
Aydan Kurt
Yorumlar
Kalan Karakter: