Bir yılı daha geride bırakırken, takvimler 2026’yı gösteriyor. Ancak yeni bir yıl, toplumun geniş kesimleri için yeni umutlar mı getiriyor, yoksa eski yüklerin biraz daha ağırlaştığı bir dönemin devamı mı oluyor? Bugün Türkiye’de milyonların ortak duygusu tek bir cümlede özetleniyor: “Orta direk kalmadı.”
Bir zamanlar toplumun bel kemiği olan orta direk; memuruyla, esnafıyla, işçisiyle bu ülkenin denge unsuruydu. Ne çok zengindi ne de yoksul. Çocuğunu okula gönderir, kirasını öder, bayramda sofrasını kurardı. Bugün ise o denge bozuldu. Orta direk, ya aşağıya itildi ya da borçla ayakta durmaya çalışıyor.
“Aza sormuşlar, çoğa demiş”
Halk arasında sıkça kullanılan bu söz, bugünün ekonomik ve sosyal tablosunu adeta özetliyor. Az olana sorulduğunda, “Daha da çoğalmak isterim” der; çünkü elindekinin yetmediğini bilir. Çoğa sorulduğunda ise, “Daha fazlasını” ister; çünkü doyumsuzluk bir alışkanlıktır. Bugün Türkiye’de bu uçurum daha görünür hale geldi. Bir yanda temel ihtiyaçlarını kısmak zorunda kalan milyonlar, diğer yanda hayat pahalılığını “hissetmediğini” söyleyen küçük bir azınlık.
Halkın 2026’dan beklentisi: Lüks değil, nefes almak
Türk halkının 2026’dan beklentisi büyük hayaller değil. Kimse servet istemiyor, kimse bir gecede zengin olmanın peşinde değil. Beklenti son derece sade:
Alım gücünün biraz toparlanması
Gıda, kira ve enerji fiyatlarının kontrol altına alınması
Gençlerin “gitmek” değil “kalmak” istemesi
Emeklinin, çalışanın ay sonunu hesap yapmadan görebilmesi
Bugün insanlar geleceği planlamıyor; sadece ayakta kalmayı planlıyor.
Toplumsal yorgunluk derinleşiyor
Ekonomik sıkıntılar yalnızca cüzdanı değil, ruh halini de etkiliyor. Toplumda yaygın bir yorgunluk var. Umut, sabır ve güven kavramları ciddi şekilde aşınmış durumda. İnsanlar artık “daha iyi olacak” sözlerinden çok, somut adımlar görmek istiyor. Çünkü sözler çoğaldıkça, sofralar küçülüyor.
Bu noktada meseleyi yalnızca iktidarın hanesine yazmak da, muhalefeti bütünüyle masum görmek de gerçeği eksik anlatır. Ülkeyi yönetenler kadar, alternatif üretmekle yükümlü olanlar da bu tablonun parçasıdır. İktidar, yıllardır süren ekonomik sıkışmayı yönetmek yerine toplumdan sabır talep etmeyi alışkanlık haline getirdi. Muhalefet ise halkın yaşadığı bu derin yorgunluğu çoğu zaman güçlü, inandırıcı ve umut veren bir dile dönüştürmekte zorlandı. Bir yanda “idare edin” denildi, diğer yanda “değişecek” dendi ama orta direğin hayatı somut olarak değişmedi. Siyaset, karşılıklı suçlamalarla vakit kaybederken, fatura yine pazardaki vatandaşa kesildi.
Sonuç: 2026 bir dönüm noktası olabilir
2026, Türkiye için sadece yeni bir yıl değil; aynı zamanda bir toplumsal sınav niteliği taşıyor. Orta direğin tamamen yok olması, yalnızca ekonomik değil, sosyal ve siyasal sonuçlar da doğurur. Toplumun dengesi, adalet duygusu ve birlikte yaşama iradesi bu direğe bağlıdır.
Bugün sorulması gereken soru şudur:
2026, orta direğin tamamen çöktüğü yıl mı olacak, yoksa yeniden ayağa kalktığı yıl mı?
Cevabı ise rakamlardan çok, halkın sofrasında, sokağında ve yüzündeki ifadede gizlidir.
ADRESE TESLİM SÖZLER
Gelecek hayali kuramayan toplum, bugünü taşımakta zorlanır.
SAHİ ORTA DİREK NEREDE?
Bir yılı daha geride bırakırken, takvimler 2026’yı gösteriyor. Ancak yeni bir yıl, toplumun geniş kesimleri için yeni umutlar mı getiriyor, yoksa eski yüklerin biraz daha ağırlaştığı bir dönemin devamı mı oluyor? Bugün Türkiye’de milyonların ortak duygusu tek bir cümlede özetleniyor: “Orta direk kalmadı.”
Yayınlanma :
04.01.2026 14:34
Güncelleme
: 04.01.2026 14:34
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar 2
Kalan Karakter: